|
Bibersy, Türkçe’yi mükemmel konuşur, mükemmel anlar; en az bir yabancı dili de çok iyi bilir.
Çok geniş bir alan olan ve her bir alt alanı çok kapsamlı uzmanlık gerektiren İnsan Kaynakları’nın temel işlevlerinden “seçme-yerleştirme ve eğitim” konularında uzmanca danışmanlık yapar. Sadece İK kapsamında diye, farklı alt başlıklardaki her muhtemel iş/proje için “yaparız” diye ortaya atılmaz. Uzmanlığa saygı duyar.
Genelde “yetkinlik bazlı mülakat” yapar. Yetkinlik sözcüğünün hem mesleki-sözlük anlamını hem ruhunu bilir.
Seçme-yerleştirme hizmetinin gerektirdiği gizlilik bağlamında; referans-firmaların ve iş arayanların ismini hiçbir durumda belirtmemeyi bir etik-ilke olarak benimser.
Bir ucundan sınırlı katılımda bulunduğu işleri, işin bütününü yapmış gibi; ekibe katılan birinin önceki iş hayatında edindiği deneyimi/müşteri adlarını, kendi öz projesiymiş gibi “beyaz yalanlarla” ifade etmez. Dürüst-açık olmayı önemser.
Hiçbir kadro/proje çalışmasında, söz konusu kadroya uygun olduğuna emin olmadığı “dolgu aday”ları raporlamaz, “ya tutarsa” yöntemini kullanmaz.
Bir müşteriye bir aday raporlandığı zaman, anlamı şudur: Görüşüldü (gereken sayıda), konuşuldu, anlatıldı, dinlendi, değerlendirildi: “Söz konusu işe uygun ve istekli, tanışmaya değer bir aday”.
(İstisnai ve net olarak açıklanabilir durumlar hariç) iş yerini, çalışma ortamını, yüzünü görmediği müşterilerle çalışmayı başlatmaz.
Yüzünü görmediği, sadece özgeçmişini gördüğü hiçbir adayı, telefon ile görüşme yapmış olsa bile, müşterisine yönlendirmez.
Her kadro çalışmasında, yazılı görev tanımına uymak kadar, yazılı olmayan ve söz konusu işin gerektirdiği “işin ruhunu” da anlamaya özen gösterir. Kan uyuşmazlığının maliyetini bilir.
|